Kamp Yapmak İçin 15 Muhteşem Sebep

Yıldızların altında bir gece geçirmediyseniz, henüz gerçekten yaşamaya başlamış değilsiniz.

Joey Holmes

Evet, Kamp Yapmak için 15 Muhteşem Sebep başlığının altında cesur ve biraz tartışmalı bir ifade. Ancak günümüz kirliliğinde gerçekten buna maruz kalmadan yıldızlar altında bir gece geçirebildiyseniz bundan sonra tek istediğiniz bu olacak.

Yazmaya başlamadan önce şikayetleriniz kabul edebilirim. Kimi zaman soğuk, ıslak veya eziyetmiş gibi gelebilir. Ya da sizi bütün gece uyutmayan kamp komşularınız olabilir. Tuvalet olmayabilir. Böceğiydi, kemirgeniydi hepsi olabilir. Ya da en basiti çok sıkılabilirisiniz.

Ancak herhangi bir tatilde bunları yaşama olasılığınız hep var. Sadece çadır içerisinde gökyüzü altında geçirdiğiniz bir tatil değiştirmeyecek bu durumu.Kamp yapmanın keyfini, bir anda başınızı gökyüzüne kaldırdığınızda göreceğiniz parlak yıldız ışıklarının verdiği mutlulukla hissedeceksiniz. Denemeye değer.

Neden?

Buraya kadar okuduysanız muhtemelen siz de keyif almaya başlayanlardansınız. Ne güzel! Herkesin kendi sebepleri olsa da her birinin yaşamınıza mutlaka faydası olacak sebeplerden bahsedeceğim. İşte Kamp Yapmak İçin 15 Muhteşem Sebep:

Yaşam Kalitenizi Arttırın

Kamp yaparken dünyanın en tembel insanı veya üşengeç insanı olsanız dahi muhakkak hareket etmek zorunda kaldığınızı fark edeceksiniz. Zaten bu işlem eşyaları arabadan, çantadan kamp alanına taşımakla başlar.

Yaşam Kalitenizi Arttırın – Fotoğraf Rosan Harmens, Unsplash

Odun toplaması, çalı çırpısı, temizliği derken bi bakmışsınız akşam güneşin batışında içiniz huzur dolmaya başlamış ve siz yeni yeni dinlenmeye başlamışsınızdır.

En basiti de açık havanın size verdiği mutlulukla içecekleri yudumluyor olacaksınız. Şehir hayatının stresinden ve gürültüsünden uzaklaşıp hiç bi şey yapmadan oturmak bile sağlığınıza faydalı. Arada bir yapmak lazım.

Kafanızı Boşaltın

Kamp ortamı sadece fiziksel sağlığımıza iyi gelmekle kalmaz. Aynı zamanda günlük koşuşturmalardan yorulmuş zihninizi boşaltmanıza yardımcı olur. Sadece kamp yapmak değil, doğa içerisinde kısa bir yürüyüş bile buna fayda sağlayacaktır.

Zihninizi tazeleyin, Fotoğraf Jake Ingle, Unsplash

Eğer yapabiliyorsanız meditasyon ile bunu destekleyebilirsiniz. Modern dünya sürekli sizi uyardığı ve zihninizi meşgul ettiği için ağaçların arasında bir esintide kafa boşaltmak gibisi yoktur. Hiç yapamıyorsanız kahvenizi demleyip sessizliğin tadını çıkarabilirsiniz.

İzleyin

Yalnız veya arkadaşlarınızla gitmeniz fark etmez. Kampa gittiğinizde çevrenizi izleyin. Hayatın nasıl aktığını, güneşin nasıl battığını, rüzgarın ağaçlara nasıl yön verdiğini izleyin.

Etrafınızı İzleyin, Dinleyin- Fotoğraf christoph Wesi, Unsplash

Günlük yaşamda kaçırdığımız bunca şeyin arasında durup biraz nefes alarak çevrenizi izleyin. İnsanları izleyin, hayvanları, böcekleri. Zihninizin yavaşlamasına izin verin.

Maceraya Çıkın

Macera tanımı kişiden kişiye göre değişebilir. Kimisi Antartika kıtasını geçer, kimisi ormandaki bir ağaca tırmanır. Bunun tanımını yapmak size kalmış.

Maceraya çıkın, sizi heyecanlandıran maceralara – Fotoğraf Roxanne Desgagnés, Unsplash

Benim macera tanımın da günden güne değişiyor. Ancak ilk keyif aldıklarımdan birisi ve hala keyif aldıklarımdan birisi hala çadırda uyumak.

O bez parçasının içerisinde doğanın sesine kapılıp uyumak. Yeter ki daha önce seçmediğiniz veya yapmadığınız bir şeyle başladığınızdan emin olun. Bana göre kamp kendi içinde her zaman bir maceradır.

İçinizdeki Çocuğu Ortaya Çıkarın

Çocukken her şeyin macera olduğunu hepimiz biliriz. Macera sizi çocukluğunuza döndüren bir araç bence. Eğer macera yaşayamıyorum diyorsanız sadece içinizdeki çocuğu ortaya çıkarmaya odaklanın.

Eğer kampta bu ruhu yakalayamıyorsanız yanınızda çocuğunuzu getirin, kardeşinizi getirin, kuzeninizi getirin. Henüz bu ruhu kaybetmemiş çocuk kalpleri getirin. Kendinizi onlara bırakın en büyük maceracılar her zaman çocuklardır. Çocuklarla kampa çıkmayı mutlaka deneyin.

Takım Çalışması

Kampınızı askeri bir kampa dönüştürün demiyorum tabii ki. Ancak en basitinden bir çadır kurmak bile takım işidir. Eğer işinizin ehli değilseniz 2 kişi saatlerce yanınızda çadır kuran insanların nasıl çadır kurduğunu izler ve takım çalışmasına yatkın değilseniz bu konuda çok zorlanırsınız.

Takım çalışmasını doğada mutlaka öğrenirsiniz – Fotoğraf Markus Spiske, Unsplash

Takım olmayı sevin veya sevmeyin. Doğada tek başınıza değilseniz, doğa size takım olarak yaşamayı mutlaka öğ-re-te-cek-tir.

Aile ile Geçirilecek Kaliteli Zaman

Ailenizle birlikte her şey dahil bir otele de gidebilirsiniz. Ama herkes kendi keyfinin peşinde olacaktır. Önemli olan birlikte geçireceğiniz kaliteli vakittir. Ayrıca otellerde çocuklarınız için keşfedilecek dev bir oyun alanı yoktur.

Dikkat dağıtacak televizyon, telefon gibi araçlar da olmayacağı için birbirinizle konuşacağınız her kelime değer kazanacaktır.

Gün boyu yaşadığınız maceralar akşam yemeğinin sohbet konusu olacak ve gezinin kalan kısmı için plan yapabileceğiniz bol vaktini olacak.

Ateş başı muhabbetleri her zaman güzeldir. Ayrıca herkes birbirine yardım edeceği için evde kaçacak yer aranan o işler kampta eğlenceli hale gelecektir.

Aileniz ile birlikte kaliteli zaman geçirebilirsiniz. – Fotoğraf Ali Diaz, Unsplash

Ferahlığın Tadını Çıkarın

Büyük şehirlerde yaşayanlarınız bilir. Ağaç görmek, deniz görmek ve buna hasret olmak en çok şikayet ettiğimiz şeylerden biridir. Kendimizi hafta sonları doğaya attığımızda yeşilin, ağaçların üzerimizdeki etkisini hep hissederiz.

Fotoğraf Kevin Ianeselli, Unsplash

Doğada kamp yapmadıysanız bunun duyularınız üzerindeki etkisini sadece hayal edebilirsiniz. Özellikle kamp alanları dışında kendinizi daha fazla duyabileceğiniz sessizlikte ve ıssızlıkta yaptığınız kamplar sizi nihai özgürlüğünüze kavuşturacaktır.

Yine de bu size göre değilse. Her gün güneş doğarken yüksek bir yerden görebileceğiniz bir yerde oturup güneşin doğuşunu izlemek bile size iyi gelecektir.

Bakmayı Değil Görmeyi Öğrenin

Kamp alanında olmak kalbinizi ısıttığı, ailenizde geçirdiğiniz vaktin değerini arttırdığı gibi etrafınıza karşı olan dikkatinizi arttıracaktır.

Şehirde görmeyi atladığını küçük detayları doğada ister istemez dikkat kesilerek görmeye başlayacaksınız. Kamp ateşinin sesi, alevin ışıltısı, ormanın yeşili, ağaçların, yaprakların sesi bile keyfinizi yerine getirecek

Fotoğraf Edward Virvel, Unsplash

Sadece doğal sesler değil, sabah çadırınızı açarken yüzünüze vuran taze hava, rüzgarın sesi, fermuarın açılma sesi bile sizlere keyif verecek. Doğa, etrafınızda olan biteni fark etmeniz için en iyi öğretmen.

Muhteşem Yemekler İçin Birebir

Mangalsız, ateşsiz bir kamp olmazsa olmaz diyorsanız başka şeyler denemekten zarar gelmez. Ekmek yapabilirsiniz, kendinize küçük bir fırın yaparak yeni menüler deneyebilirsiniz.

Fotoğraf Myles Tan, Unsplash

Mangal yapmanın dışına çıkarak kendinizi yeniden keşfedebileceğiniz menüler hazırlayın. Sebzeleri, meyveleri keşfedin. Farklı menüler keşfedin.

Yeni Bir Şeyler Öğrenin

Doğada ömrünüzün sonuna kadar kalsanız bile her şeyi öğrenebilecek vaktiniz olmayacaktır. Doğada geçirdiğiniz her gün, her saat yeni bir şeyler öğrenirsiniz.

Doğayı kucaklarsanız o da size öğrenecek şeyler verir. Balık tutmaktan; otların şifasını keşfetmeye, kampta ıslanmadan korunmanın yollarına ve keşfedebileceğiniz tüm yeni becerilere ulaşmak için doğada biraz vakit geçirmeniz yeterli.

Fotoğraf Ian Keefe, Unsplash

Kamp gezileriniz sırasında kendiniz ve insanlar hakkında bir çok şey öğrenirsiniz. Sahil kenarında her şey dahil bir otel bu tecrübeleri sizlere yaşatmaz.

Gün Batımını ve Gün Doğumunu Kaçırmazsınız

Tüm haftanın yorgunluğundan sonra evde geçirdiğiniz bir hafta sonu gün doğumunu izlemek için kalkmazsınız. En azından bunun tadını bir kez almadıysanız evde gün doğumundan önce kalkmak için bir sebebiniz olmaz.

Kamp yaparken gün doğumunda kalkmak kadar güzel ve keyifli bir şey yoktur. Sabah gün ışığıyla uyanmak isterseniz tek yapmanız gereken çadırınızı güneşe göre konumlamak ve çadırın fermuarını açıp güneşin yükselişini izlemek.


Fotoğraf Dawid Zawiła, Unsplash

Havanın soğuk olması önemli değil, uyku tulumundan çıkmanıza bile gerek yok yeter ki çadırınızı güzel konumlayın.

Tabii gün doğumunu izlemenin keyfini bir kere aldınız mı gün batımını izlemekten de kendinizi alıkoymayın. Ateşinizi yeni yakmış ve pembe güneşin ufkun ardından kaybolmasının keyfini başka hiç bir yerde bulamazsınız.

Mobil Cihazlardan Kurtulun – Bir Süreliğine-

Ortalama bir insan günde 85-90 kere telefonunu kontrol ediyor. Düşünün 85 kere! Bu durumdan bir süre olsun kurtulmak ve kafanızı boşaltmak istiyorsanız bir hafta sonu kampınıza şarj aletlerinizi ve pillerinizi almadan gidin. İlk başlarda büyük boşluğa düşmüş gibi hissetseniz de bir süre sonra doğanın akımına bırakacaksınız kendinizi.

Fotoğraf Julian Bialowas, Unsplash

Bi kitap götürün yanınızda mesela, ateşinizin başında çıtırtılar eşliğinde okuyun bir kez. Hep evde kahve eşliğinde, dikkatinizi dağıtabilecek o kadar şeyin arasında okuduğunuz kitaptan daha çok keyif alacaksınız.

Şehir Işıklarından Uzaklaş

Stargazing yapın. Yani şehir ışıklarından ve kirliliğinden uzaklaşın. Yıldızları bir bakışta görebileceğiniz ışığın kirletmediği noktaları bulun.


Fotoğraf Taylor Leopold, Unsplash

Ne kadar küçük olduğumuzu, endişelerimizin ne kadar gereksiz olduğunu bize anlatan doğanın ve yıldızların büyüsüne kapılın.

Anılarınızı Kalıcı Hale Getirin

Ve son olarak kampta gerçekleştirdiğiniz tüm eylemler, yeni öğrendiğiniz – keşfettiğiniz beceriler, yediğiniz yemekler, tazelediğiniz insan ilişkileri, sarf ettiğiniz efor ve boşalttığınız zihniniz her kamp yaptığınızda size kalıcı ve mutlu anılar getirecektir.


Fotoğraf Jairph, Unsplash

Yaptığınız ve yapacağınız her kamp size mutlaka bir şeyler kazandıracaktır. Sadece akışına bırakın ve doğanın güzel yanlarını keşfetmeye başlayın.


Umarım burada yazdıklarım kamp hayatına sizi bir adım daha yaklaştırmıştır. Şimdi arkadaşlarınızı, sevdiklerinizi toplayıp bunca zaman kaçırdıklarınızı görmek için kendinizi doğaya atın.

Sevgiyle.

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir