6 Adımda Doğadaki İzinizi Azaltın

Doğanın en güzel yanı keşfedecek çok fazla şey barındırması. İçerisindeki yaşam, ahenk ve sizi huzura kavuşturan o enerji. Ancak doğanın bunları bize uzun yıllar boyunca verebilmesini istiyorsak, doğada bıraktığımız izleri azaltmamız gerekiyor.

Dünya kırılgandır. Hava ve su kirliliği ve asit yağmuru gibi çevre sorunları günlük olarak gezegenimizi etkiliyor. Gezdiğimiz, kamp yaptığımız doğal alanlar bu tehditlere karşı hassastır, bu nedenle dış mekanın ve yarattığımız etkinin tadını çıkarırken daha fazla özen göstermeliyiz.

Çöp Atmayın ve Toplayın

Çöp, maalesef şehirde günlük olarak uğraşmamız gereken bir şey; ancak, dışarıdaki ve şehir ışıklarından uzaktaki doğaya kaçtığımızda, yürüyüş parkurları arasında veya ormanlarda atılan çöpleri gördüğümüzde bundan daha rahatsız edici bir şey olmadığını fark edersiniz.

Ne yazık ki, çevrelerine çok fazla saygı duymayan ve geride bıraktıkları umurunda olmayan insanların sayısı bir hayli fazla ve etkileri de bir o kadar çarpıcı.

Doğada bir aktivite yapmayı planlıyorsanız evden götüreceklerinize dikkat ederek başlayın. Plastik poşet, saklama kapları vb. doğada dönüşümü uzun yıllar alan şeyleri tekrar evinize götürüp kullanabileceğiniz şeylerden seçin.

Organik atıklarınızı ( muz kabuğu, elma, portakal ve mandalina kabukları gibi) doğada çabuk dönüşebilen şeyleri toprağa gömebilirsiniz. Ancak unutmayın o bölgenin bitki ve toprak yapısına uygun olmasına özen gösterin. İstemeyerek de olsa o bölgedeki bitki yapısına zarar vermek durumunda kalabilirsiniz.

Geri Dönüştürülemeyen Atıkları Bertaraf Edin

Yukarıda da bahsettim, insanlar olarak özellikle el yıkama, bulaşık yıkama gibi eylemler sonucu geri dönüşümü çok zor atık su ve tuvalet ihtiyacımızdan dolayı atıklar üretiyoruz.

Atıkları sorumlu bir şekilde bertaraf etmemiz gerekiyor. Eğer doğada bu eylemleri uygulamak size zor geliyorsa lütfen her önünüze gelen alanda kamp yapmaya çalışmayın. Kampinglere giderek kamp yapabilirsiniz, fakat doğada arkanızı toplayacak biri yok ve bu görev bizlere düşüyor.

Doğal sabunları kamp için küçük boylar halinde götürebilirsiniz.

Öncelikle yapmanız gereken akarsu ve göl kenarında kamp yapıyorsanız lütfen burada bulaşıklarınızı yıkamayın. Bir kaba veya şişeye suyunuzu hazırlayın, su kaynağından minimum 50 metre uzakta bu işlemi gerçekleştirin.

Bulaşık yıkamak için toprak alanı kazın, çok büyük olmasına gerek yok. Ve mutlaka ama mutlaka doğada çözünebilir ilaçlardan kullanın. Hiç bir şey bulamıyorsanız sirkeli su çözeltisi de işinizi görecektir.

Bulaşıklarınızın suyunu bu çukura dökün. İşiniz bittiğinde de üzerine kaldırdığınız toprağı örtüp eski haline getirin.

Bu anlattığım işlemi tuvalet ihtiyacınız için de uygulayabilirsiniz, 1.5×1.5m çapında bir çukur kazarak buradan çıkan toprağı atığın üzerine kapatarak tertemiz bırakabilirsiniz. Ama mümkün olduğunca su kaynağından uzakta bu işlemi gerçekleştirin. Böylelikle toprağın ısısıyla gömdüğümüz atıklar doğal yollardan çözünmeye başlayacaklar.

Ateş Kullanımını Azaltın

Evet kamp sandalyesine kurulduktan sonra ateşin sesi ve görüntüsüne kapılıp saatlerce huzurlu bir şekilde dinlenmek paha biçilemez. Ama gerçekte kaçınmanız gereken olgulardan bir tanesidir ateş yakmak.

Doğada, ormanda kamp yapıyorsanız öncelikle ateş kullanımına dikkat etmeniz gerekiyor. Başıboş, kontrol edilemeyen kamp ateşlerinin nelere sebep olduğunu her yaz yanan ormanlarımızdan biliyoruz.

Toplayıp geri dönüşüm kutularına atabilirsiniz.

Yapmanız gereken; eğer daha önce gidip korunaklı bir ateş yakmadığınız bir bölge ise, kendinize bir adet ateş ocağı edinmeniz ve yemek pişirmek gibi temel ihtiyaçlarınızı karşılayabileceğiniz ateşi bu ocaklar içerisinde oluşturmanız.

Daha önceden ateş yakılan bir bölge ise, yeniden bir çukur kazarak ateş yakmaya çalışmayın, eski kullanılan alanı kullanarak verdiğiniz zararı minimize edin.

Bunların hiç birisini yapamıyorsanız, toprağa biraz çukur kazarak eski tava, tencere veya sağlam bir metalden yapılmış bir kabın içinde ateş yakmaya çalışın.

Ateş yakarken zemini mutlaka koruyun

Elinizde böyle bir opsiyon da yok ise, lütfen toprağı kazarken dikkat edin, ağaç köklerine zarar vermeden düzgünce kazın. Çıkan bitki örtüsünü daha sonra kazdığınız alana tekrar koyabileceğiniz şekilde ayırın. Ve ateşle işiniz bittikten sonra küllerini toplayın atın.

Toprağın üzerindeki küllü tabakayı sıyırıp onu da temizledikten sonra kazdığınız toprağı tekrar doldurun ve üst katmanı yerleştirin. Böylelikle orada tekrar kazanabileceğimiz bir alan oluşturmuş olursunuz.

Gürültü

Maalesef ülkemizde açık alanlarda son ses müzik dinlemek gibi bir eğilim var. Özellikle açık alanlarda arabaların kapılarını açıp, doğru düzgün çekmeyen radyolardan gelen o sesler.

Öncelikle unutmamız gereken şey; doğaya huzur bulmaya gidiyoruz. Huzurumuzu “Ankara’nın Bağları” eşliğinde bulmak biraz zor açıkçası. Ne kadar uyarsak da, ne kadar dikkat etmelerini söylesek de maalesef birazcık alkol ve açık alandaki oksijenin etkisiyle önüne geçilemez bir durum oluyor.

Yer seçimi yaparken bu tarz kalabalıklardan uzak durun. Gerçi ne kadar uzak dursanız da o ses o sakin ortamda çok uzaklara yayılıyor ama olsun. Siz gidebildiğiniz kadar o ortamlardan uzak duracak şekilde kamp yapın. Ve ne olursa olsun aldığınız o bluetooth hoparlörlerden son ses müzik açıp yanınızdakini rahatsız etmeyin.

Ben de arada doğanın sesini dinlemeyi severken, bazen de müzik eşliğinde içkimi yudumlamayı sevenlerdenim. Ama mümkün olduğunca kısık sesle. Lütfen siz de bunu göz önünde bulundurun.

Parkuru Takip Edin

Kamp yapmaya gittiğiniz bölgede insanlar tarafından oluşturulmuş parkuru takip ederek devam edin yolunuza. Hayvanların oluşturduğu ve su kaynaklarına çıkan parkurları bozmamaya özen gösterin. Kokunuzu alan hayvanlar o bölgeyi tekrar kullanmayacaktır.

parkuru takip edin

Ayrıca insanlar tarafından zamanla oluşturulmuş parkurlardan yürümek dönüş yolunuzu kolay bulmanızı sağlayacaktır.

Nasıl Bulduysanız Daha İyi Halde Bırakın

Maalesef ülkemizde milli parklarda bile her taraf çöp, plastik ve benzeri insan eliyle yapılmış atıklarla dolu. Yanınızda götürdüğünüz poşetlere, çuvallara çevrenizdeki çöpleri doldurarak ayrılın.

Bulduğunuz halden daha güzel bir şekilde bırakmaya çalışın. Ayrıca bulunduğunuz bölgeden kendinize hatıra için herhangi bir şey alırken dikkat edin. Bazı milli parklarda ve koruma bölgelerinde bu tarz şeyleri yapmanız yasaktır.

Hepimiz doğa anaya saygı duymalı ve ona karşı olan etkimizi azaltmak için elimizden geleni yapmalıyız.

Sevgiyle.

Yorum bırak

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir